sohbet
radyo dinleKulaklığını tak müziğin tadına var!
facebook twitter youtube instagram linkedin pinterest rss

Dedikodu yapmak yararlı mıdır?

Dedikodu yapmak yararlı mıdır?

Sohbet Girişi

 
 

Dedikodu yapmak hemen hemen her kültürde hoş görülmeyen bir davranıştır. Ancak yapılan bazı ufak sohbetler, kötü bir söylenti yaymak yerine uzun zamandır saklanan gerçeklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Yapılan araştırmaya göre erkeklerin dedikoduyla olan ilişkisinin sanıldığından farklı olduğu ortaya çıkarken dedikodu ‘erken uyarı sinyali’ olarak görülüyor.

Dedikodu, ahlaki açıdan her ne kadar uygun görülmeyen bir davranış olsa da dünyanın işleyişi açısından önemli bir konuma sahip.
Tarih boyunca kadınlar, dedikodunun asıl kaynağı olarak görüldüler. Yapılan bir çalışmada ‘dedikodu’ kelimesi için yapılan Google aramalarının yüzde 67’sinde kadın, yüzde 7’sinde erkek ve yalnızca yüzde 31’inde hem kadın hem erkek görsellerinin çıktığı tespil edildi. Bu da erkeklerin dedikodu yapmadığına dair imajı pekiştirse de araştırmalar kadın ve erkeklerin aynı oranda dedikodu yaptığını ortaya koydu.Dedikodunun, dilin kökenine kadar uzandığı biliniyor. Evrimsel Psikolog Robin Dunbar, dilin insanların dedikodu yapabilmesini sağlamak için evrimleştiğini bile savunuyor. Dedikodu, geçmişten günümüze kime güvenebileceğiniz veya güvenemeyeceğiz konusunda sosyal olarak yararlı bilgiler aktarmanın bir yolu olmuştur.Dedikodunun geçmişte sosyal çevrede uyum ortamı yarattığı ve çatışmayı hafiflettiği biliniyor. Orta Çağ boyunca, dedikodu kelimesi (eski İngilizcede ‘vaftiz baba’ anlamına gelen godsibb), doğum sırasındaki kadınları destekleyen kadınları tanımlamak için kullanıldı.
Zamanla, dedikodu terimi bir tanıdık, bir arkadaş ve daha sonra ‘tanıdık veya boş konuşma yapan herkes’ anlamını kazandı. Bugün, bu terim dedikodu davranışında bulunan belirli bir kişiye ve yapılan eyleme verilen isim oldu.16-18. yüzyıllara Avrupa’daki cadı avlarına kadar dedikodunun olumsuz bir anlamı yoktu. Sonrasında dedikodu, büyücülük ve büyücülük suçlamaları için kullanılan bir terim haline geldi, bu da kelimenin ‘kadın konuşması’ olarak olumsuz bir şekilde klişe haline gelmesine sebep oldu.
Ancak, 17. ve 18. yüzyılda ‘dedikodu’ kelimesi İngiliz kafelerinde (coffee house) erkeklerin konuşması olarak da tanımlandı. Eğitimli ve zengin erkeklerin buluşma noktası olan bu kafelerde erkekler entelektüel sohbetler yaptı. Bu da kadınların söylenti yayarken erkeklerin ciddi konuşmalar yaptığı algısını güçlendirdi.Westminster Üniversitesi’den Kathryn Waddington yaptığı araştırmada dedikodunun genelde önemsiz ve tehlikeli bir kadın konuşması olarak görülmesini yıkan bazı kanıtlara ulaştı. Sonuçlara göre erkekler, iş yerinde dedikodu deneyimleri hakkında konuşurken genellikle “Ben dedikodu yapan biri değilim ama…” diyerek başlarlar ve daha sonra dedikoduyu stratejik ve politik olarak nasıl kullandıkları hakkında konuşmaya devam ederler.Dedikodu anlamını farklı bir yöne çekmek için ‘dükkan konuşması’, ‘toplantı sonrası bilgi alma’ ve ‘koridor sohbetleri’ gibi alternatif ifadeler kullanılıyor. Erkekler bu terimleri kullanırken daha rahat hissediyor gibi görünüyor. “Hiç yeni dedikodu var mı?” demek yerine “Her şey nasıl gidiyor?” diye sormayı tercih ediyorlar. Sorular farklı olsa da niyet temelinde aynı.İş yerinde yapılan dedikodu ise bambaşka bir kategoride yer alıyor. İş arkadaşlarını çekiştirmek veya arkasından konuşmak ortaya olumsuz yargıların çıkmasına sebep olur. Ancak dedikodu yapmak hem olumlu hem de olumsuz duyguları ifade etmenin bir yolu ve sosyal adaletsizliğe yöneltilen duygusal bir tepkidir.Dedikodu aynı zamanda etik olmayan veya profesyonel olmayan davranışlarla ilgili bir endişenin tartışılmasına olanak sağlayabilir. Örneğin cinsel istismarla ilgili konuşmak hiç kimse için kolay değildir ama ‘dedikodu’ başlığı altında bu bilgiyi paylaşmak daha kolay olabilir. Dedikodu yapmak, gözardı edilmemesi gereken konular olduğunda ‘erken uyarı sinyali’ görevi görebilir.
Elbette dedikodunun önemli bilgileri ortaya çıkarması ‘iyi’ bir davranış olduğunu göstermez. Dedikodu, insanların veya kurumların saygınlığına zarar verebilir. Biri hakkında dedikodu çıkarmak ve yalan yanlış bilgi yaymak bir çeşit zorbalık olabilir.Ancak dedikodu, son 25 yıl içinde yavaş ama büyük bir değişim geçirdi. İletişim ve iş dünyasında bir araştırma konusu olarak önem kazanan dedikodu, olumsuz anlamından sıyrılmaya başladı.
Özellikle ABD’de doğan #MeToo hareketi dedikodu algılarını değiştirdi. Bu hareket, korku ve ayrıştırma olmadan psikolojik anlamda güvenli bir ortamın yaratılmasında ve bireylerin kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilmesinde büyük rol oynadı.Dedikodunun bir problem olmaktan çıkmasıyla, problemin arkasında gizlenen gerçeğin ortaya çıkması bir oldu.

13
Cevap bırakın