sohbet
radyo dinleKulaklığını tak müziğin tadına var!
facebook twitter youtube instagram linkedin pinterest rss

Çöp evde korku filmi gibi 1 yıl: Anne ve teyzeden çelişkili ifadeler

Çöp evde korku filmi gibi 1 yıl: Anne ve teyzeden çelişkili ifadeler
duyarlı resimler

Bursa’da çöp evde bulunan ve tedavi altına alınan 9 yaşındaki çocuğun teyzesi ve annesi birbirini suçladı. Annesinin cenazesinde darp edildiği ve çocuğunu kaçırıldığını söyleyen Yasemin A., “İkimiz de çok güçlüyüz. İkimiz de ayakta kaldık. Çocuğum benim yanımda olacak” dedi. Teyze ise verdiği ifadede küçük çocuğun annesi olmadığını kendisinin yaptığı bir telefon görüşmesini tesadüfen duyup o sırada öğrendiğini ve bu sebeple hayata küsüp bu hale geldiğini iddia etti.

Bursa Nilüfer’de 2 yıldır kirası ödenmeyen evi tahliye etmek için binaya giden ekipler çöp yığınlarıyla karşılaştı. Evin kilitli bir odasında ise atıkların içinde yatan 9 yaşında bir çocuk baygın halde bulundu. Çocuk hastaneye kaldırıldığında 17 kiloydu.Çelişkili ifadeler veren anne ile teyze ise birbirini suçladı. Anne Yasemin A. 19 aylıkken çocuğu anneannesine bıraktığını ve kardeşinin, annelerinin cenazesinde çocuğu kaçırdığını öne sürdü. 2 yıl önce kayıp başvurusunda bulunduğunu ancak çocuğuna ulaşamadığını anlattı.44 yaşındaki Kamuran Pınar A. ise anneannesiyle kalan yeğeni Cem’i annesi istemediği için yanına aldığını söyledi. İfadesinde çocuğun kendisiyle mutlu olduğunu, annesinin yanına dönmemek için kendisini kilitlediğini öne sürdü.Bursa’da çöp evde bakımsız halde bulunan ve koruma altına alındıktan sonra tedavi için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde götürülen çocuğun annesi Yasemin A, “Benim çocuğum akıllı bir çocuk. Yıpratılmasını istemiyorum. Bu aşamaları geçecek. İkimiz de çok güçlüyüz. İkimiz de ayakta kaldık. Çocuğum benim yanımda olacak. Her şey düzelecek.” dedi.Avukatları Dilek Sezgin ve Mustafa Sezgin ile hukuki süreci takip etmek için Antalya Adliyesi’ne gelen Yasemin A, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Antalya’da çalışması gerektiği için, kalp hastası annesinin çocuğuna baktığını söyledi.Annesi ölene kadar çocuğuyla her gün konuştuğunu, istediği her şeyini aldığını ifade eden Yasemin A, “Annem vefat etti. Cenazede çocuğum kaçırıldı ve darbedildim. Çocuğumu göremedim. Benim çocuğum hayatta kalabilmeyi başarmış. Benim için o önemli.” dedi.Kardeşinin ceza alması için çaba göstereceğini dile getiren Yasemin A, “Oraya gidip o kapıyı kırmasalardı benim oğlum ölebilirdi. Çocuğuma bana teslim ederken ‘Anneni hatırlıyor musun?’ dediler. ‘Evet o benim annem’ dedi.” diye konuştu.”Sokaktaki hayvanları kurtaran bir insanım. Bir adres olsa ben onu almaz mıydım?” diye soran Yasemin A, sözlerini şöyle sürdürdü:”Anne için yaşadıklarım kolay değil. Ben 3 yıl çocuğumun yerini bilmiyorum. Her gece dua ettim. Çocuğum için ayakta kaldım. Bundan sonra olana değil olacağı bakacağız. Onun annesi benim ve hayatta bana ihtiyacı var. Sosyal hizmetler uzmanına ‘çocuğuma kendim bakmak istiyorum’ dedim. Devletin sürecine saygılıyım. İnsanlar beni yargılıyorlar ama ben anne olarak 3 yıl savaş verdim. Çocuğumun hayatta olması benim için önemli olan. Oğlumu mutlaka yanıma alacağım.”Kız kardeşinin erkek çocuk istediği için oğlunu kaçırdığını iddia eden Yasemin A, “Kendi kızını da eşinden yıllardır kaçırıyor. Benim çocuğum akıllı bir çocuk. Yıpratılmasını istemiyorum. Bu aşamaları geçecek. İkimiz de çok güçlüyüz. İkimiz de ayakta kaldık. Çocuğum benim yanımda olacak. Her şey düzelecek. Ben baştan bu yana kararlı olmasaydım 3 yılda ben aklımı kaçırabilirdim. İnsanlardan empati istiyorum.” ifadelerini kullandı.Oğluyla ilk gece birlikte televizyon izlediklerini anlatan Yasemin A, “Bana mısır patlatır mısın?’ dedi. Doktora sormamız gerektiğini belirttim. Bahçede otururken komşudan balık kokusu duydu. Benden anneanne köftesi ve balık istedi. Havuzu gördü. Kedi ve köpeklerle ilgilendi. Kendini iyi hissetti. Güzel bir gün geçirdik.” değerlendirmesinde bulundu.Teyze Kamuran Pınar A., mahkeme heyetine verdiği ifadede kendisi hakkında 15 yıldır İstanbul’da el sanatları branşında usta öğreticilik yaptığını, 2013 yılından bu yana da kızı ile birlikte Bursa’da yaşadığı bilgisini verdi.Kardeşi Yasemin A.’nın oğlu Cem Muhammed’inde 1 yaşından bu yana kendisi ile birlikte yaşadığını anlatan Kamuran Pınar A., “Cem’in de ihtiyaçlarını ben karşılıyordum. Bursa’da görev yapan avukat T.P. ile 3-4 ay önce telefonda Cem’in artık büyüdüğünü, beni annesi olarak bildiğini, gerçek annesini artık tanıması gerektiğini, okula başlaması gerektiğini konuştuğum sırada Cem avukatla konuşmamı duydu ve bu tarihe kadar yemek yememeye başladı. Sadece hoşuna giden fast-food ürünleri yiyordu.” dedi.Olay günü polislerin çağırdığını ve çocuğun agresif hareketler yapacağından şüphelendiği için kapısını kilitleyerek evden ayrıldığını söyleyen teyze Kamuran Pınar A., “Cem’in bu kadar zayıf olması bu yüzdendir. Ayrıca Cem kesinlikle kendisine yaklaştırmadığı için tırnakları ve saçları uzamıştır. Benim valizim olmadığı için eşyalarımı çöp poşetine koymuştum. Dosyada bulunan fotoğraflardaki poşetlerin hepsi çöp değildir. Çok az miktarı çöptür. Onun dışındaki poşetlerde kendi eşyalarımız bulunmaktadır. Üzerime atılı suçları kesinlikle kabul etmiyorum” dedi.5 saat boyunca süren mahkeme sonucunda ’küçük çocuğa eziyet ve hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından tutuklanan teyze Kamuran Pınar A., geniş güvenlik önlemleri altında polis ekipleri tarafından cezaevine gönderildi.Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan Bursa’da çöp evde bulunan Cem Muhammet A. sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.”Kınalı kuzum” diye tabir ettiği 9 yaşındaki Cem’in dün gece ve sabah iştahlı bir şekilde yemek yediğini ifade eden Özkan, “Kuzumuz bizimle güvenli bir gece geçirdi. Hemşire ve doktorlar evladı gibi yaklaşıyor. İlk defa huzurlu bir gece geçirdi. Gözlerinde bir korku yoktu. İnşallah bundan sonraki hayatı da hep güven içerisinde olur” dedi.Cem’in yemek listesini diyetisyenlerin hazırladığına dikkati çeken Özkan, kontrollü yemek yemesi gerektiğini söyledi.Kan tablosunda bazı sıkıntıların olduğunu ve onları düzelttiklerini belirten Özkan şu şekilde konuştu:
“Kalp hızında sıkıntıları var. Onu takip ediyoruz. Sürekli hemşire ve doktorlarıyla konuşması, iletişim kurması çok güzel. Medikal olarak toparlayacak ama kalbindeki yaraları sarmak çok da kolay olmayacaktır. O anlamda destek olmak çok önemli bence. Sosyal hizmetlerin çok titiz bir şekilde takip edeceğine ve çocuğumuza güzel bakacağına eminim. Bütün toplumun sevgi vermesi gerekiyor. Sevgi onu düzeltecek” diye konuştu.
Özkan, Cem’in tedavisinin birkaç hafta daha sürdükten sonra taburcu edeceklerini sözlerine ekledi.

2
Cevap bırakın